Reklamlar

Yılmaz Özdil sağlık sektöründe yaşanan rezaletleri yazdı...Ölüyü bile satmışlar...Mutlaka okuyun!

Sağlıkta reform diye buna denir… Artık ölümüzü bile satıyorlar

Karabük'te bir vatandaşımızın sol bacağının kesilmesi gerekiyordu, ameliyata aldılar, bi çıktı, sağ bacağı yok… Yanlış bacağı kesmişlerdi!

*

İstanbul'da abisinin cenazesini morgtan alan vatandaş, son kez yüzünü görmek için kefeni araladı ki… Rahmetlinin yanına bir tane kadın bacağı, bir de bebek cesedi koymuşlardı!
Bacak, huzurevinde kalan kimsesiz bir kadıncağızın bacağıydı.
Bebek ise, sahipsiz bebekti, uzun süredir kimse almaya gelmemişti, morg görevlisi de ilk gönderilen kefenin arasına sıkıştırıvermişti. 

(Buna benzer bir korku filmi gene İstanbul'da yaşanmıştı. Kadının biri vefat ediyor, hastabakıcıya veriyorlar morga götür diye… Asansöre biniyor, peşinden sedyeyi çekiyor, en alttaki düğmeye basıyor. Bismillahirrahmanirrahim, kadın ayağa kalkmaya başlıyor! Hem de öyle böyle değil, tavana kadar dikiliyor. Meğer, rahmetlinin saçı asansörün kapısına sıkışmış… Hastabakıcı kafayı yedi, emekliye ayırdılar, son gördüğümde kapıda ayakkabı boyacılığı yapıyordu.)

*

Amerikan Vanity Fair dergisi, Batılı ilaç firmalarının henüz deney aşamasında olan, hayvanlar üzerinde denenmesi gereken ilaçları “kobay” olarak kullanılan Türk vatandaşlarının üzerinde test ettiğini yazdı.
İngiliz The Independent gazetesi, Türkiye'de üç yıl içinde kobay olarak kullanılan 893 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

*

İnternette böbrek satılıyor. Taksitli böbrekçiler bile var… Garibandan tiko para alıyorlar, peşin fiyatına taksitle on katına satıyorlar.

*

Afyon'da kahvede oturan ihtiyarlara durup dururken ücretsiz sağlık taraması yaptılar, göz muayenesi yaptılar, siz katarakt olmuşsunuz diyerek, hepsini yatırıp kestiler, ihtiyarların hepsi kör oldu.

*

İzmir'de katarakt ameliyatı için hastaneye yatan kadıncağızın dosyasını karıştırdılar, katarakt duruyor, rahmini aldılar!

*

Balıkesir'de dünyaya gelen bebeğin, göbek bağıyla birlikte serçe parmağını kestiler.

*

Mersin'de kalp ameliyatı olan kadına 0 RH pozitif yerine, beş ünite AB RH pozitif kan verdiler, kadın komaya girdi.

*

Şanlıurfa'da yanık tedavisi için getirilen çocuğa AIDS'li kan verdiler.

*

Denizli'de isimleri aynı, soyadları benzeyen Emine hanımları karıştırdılar, idrar yolları enfeksiyonu için tedavi gören Emine hanımın rahmini aldılar.

*

Konya'da kalçası kırılan hastalara, tornacıda yaptırılan platinlerin takıldığı ortaya çıktı. Buna şükür aslında… Marangozda da yaptırabilirlerdi.

*

İstanbul'da karın ağrısıyla hastaneye gelen adama ultrason çektiler, “tebrikler hamilesiniz” raporu verdiler!

*

Edirne'de kuvözdeki sekiz bebek öldü, “pardon klimaya virüs girmiş, talihsizlik işte” dediler, cenazeleri kantinden aldıkları bisküvi kolilerine koydular, ailelerine bu şekilde teslim ettiler.
Edirne'de sekiz, Manisa'da dört bebekten sonra, Kayseri'de sekiz bebek daha peşpeşe öldü, “yetkililerin hiç ihmali yok, hepsi klimanın suçu” dediler, bu defa bisküvi kolisinde vermediler ama, cenazeleri karıştırdılar, yanlış ailelere verdiler, üç bebek toprağa verildi, çıkarıldı, tekrar defnedildi.

*

Devlette anca haftalar sonrasına gün verildiği için, şipşak çeken dandik emarcılar türedi. Vesikalık fotoğraftan teşhis koy, daha sağlam…
Ahalinin bilinç seviyesi o kadar yüksek ki, “bak bu emar cihazı” diye buzdolabına bile soksan, Allah razı olsun diyor.

*

Özel hastanenin odasında kalacağına, Çırağan Sarayı'nın boğaza sıfır odasında kal, daha ucuza geliyor.
Özel hastanenin bir gecelik oda fiyatı, devlette çalışan hekimin bir aylık maaşı kadar!
Reklamlar

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Doktor Günde İki Yumurta Yemesini Söyledi – Vücudundaki Değişikliklere O Bile İnanamadı